Filtrar por género
- 119 - Clea - Lawrence Durrell | İskenderiye Dörtlüsü 4 / Ölüm var
Belki bilgi olarak öğrendiğimiz ama hayatın hay huyu içinde atlanan kilit taşı gibi kıymetli konuları tekrar gündemime taşıdığın için teşekkürler Larry…
Kitapta sadece olaylar ve kahramanlarla değil, yazarla da okuru münasebete soktuğun, bizimle iletişim halinde olduğun için teşekkür ederim.
Ölümün uzakta olmadığını ve her ölümden öğrenilecek çok şey olduğunu hatırlattığın için teşekkür ederim.
Bizim gördüğümüzün gerçeğin ancak çarpıtılmış bir kısmı olduğunu, başkalarının perspektifinden konunun bambaşka olduğunu, ne bizim ne de onlarınkinin doğru olduğunu, hepimizinkini toplasak yine de o tam gerçeği yakalayamayacağımızı kafamıza kaktığın için teşekkür ederim.
Harika bir yoldu…
Bölüme dair söylemek istediklerinizi Instagram’da “ben bi kitap okudum” hesabında böşüme ilişkin gönderinin altına yorum olarak bırakabilirsiniz.
Wed, 23 Sep 2026 - 38min - 118 - Parasız Yaşam Olur Mu? - Mark Boyle
Karşılık beklemeden yapılan işlerin lokal bir sistem içinde paylaşılabilmesi, ortak problemlerin el ve fikir birliğiyle yine yerel imkanlarla çözülmesi ihtimaliyle “Güven Ekosistemi” içinde yaşamanın ümidini taşıyor Mark Boyle. Takas da bir çeşit karşılık beklediği için kabul etmediği bir sistem. Hiç işinizin düşüp düşmeyeceği belli olmayan birinin duvarını örmeye gönüllü olabilmeniz, bu karşılık beklememe halinin aranızda bir bağ oluşturması, bu bağın da yeri geldiğinde doğacak tüm ihtiyaçları beraber gidermeye ricasız bir gönüllülük yaratacağına inanmak istiyor.
Bunun için de bir yıl boyunca para ile ilişkisini kestiği bir deneye girişiyor. Üretimin ne kadar uzun ve meşakkatli olduğunu unuttuğumuzu fark ediyoruz onun tecrübesinde. Az bir paraya edinebileceğimiz o şeyin, ne kadar uzun ve emek dolu bir yoldan geçtiğini görüyoruz.
Sistemin sınırlarını oldukça zorlayan bir deney doğrusu. Cesur buluyorum. Ama suçlunun para değil, insan olduğunu düşünüyorum. Para bir araç. Eğer insanı sömürmemeye, düzenin açığını aramamaya dönük bir zihin olsa paranın varlığı işleri sadece kolaylaştırırdı. Paradan kopmak yerine “güven ekosistemi” inşaası üzerine çalışmak daha öğretici de olabilirdi belki.
Bölüme dair söylemek istedikleriniz olursa Instagram’da “ben bi kitap okudum” hesabında bölüme ilişkin gönderinin altına yorum bırakabilirsiniz.
Wed, 16 Sep 2026 - 32min - 117 - Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım - Elena Ferrante | Napoli Serisi -1
Bu bölümün hakkını kayıt alırken verememişim. Kitap üzerine yaptığımız online toplantı sırasında fark ettim ki olaylardan çok, kendi ilk arkadaşlıklarımızı hatırlamak için kitabı vesile kılmamızdan etkilenmişim.
Serinin devamında kendi arkadaşlık tarihimde de ilerleyecek olmaktan dolayı heyecanlı ve tedirginim.
Bölüme ya da seriye dair söylemek istediklerini Instagram’da “ben bi kitap okudum” hesabında bölüme ilişkin gönderinin altına yorum olarak bırakabilirsiniz:
https://www.instagram.com/benbikitapokudum?stkn=MWJmNXkwajJmdWRueA%3D%3D&utm_source=qr
Wed, 09 Sep 2026 - 31min - 116 - Zen ve Gezegeni Kurtarma Sanatı - Thich Nhat Hanh
Sadece anne-babamızın genlerini aktarmıyoruz; yediğimiz elmayı, içtiğimiz suyun mineralini, okuduğumuz kitapların bilgisini de geleceğe aktarıyoruz. Ve her an başka bir şeye de dönüşüyoruz. Bu yüzden “ben ve diğer varlıklar” olarak değil, an be an dönüştüğümüz tüm varlıkların arasında var olanız. “Varlıklar-arası”yız diyor Büyük Usta.
Varsa söylemek istediğiniz, Instagram’da “benbikitapokudum” hesabında bölüme ilişkin gönderinin altına yorum burakabilirsiniz.
Wed, 02 Sep 2026 - 34min - 115 - Cinsellikte merak ve dikkat | Mogador’un Gizli Bahçeleri - Alberto Ruy Sanchez / Mogador Beşlisi 4
Pornografiye kaçmadan erotik o seri, Mogador Beşlisi’nin 4. kitabında ilişkinin kırılım noktalarından biri olan “hamilelik”te keskinleşen duyulara partnerin adaptasyonunu sağlamanın da kadına düştüğünü görüp sinirlenir misiniz, bilemem😅 Beraber birbirini keşfetmenin hazzını yaşamış, birbirlerinin bahçelerinin her köşesini merakla araştırmış bir çift için bile zor bir dönüm noktası… Eğitimini, dünyanın tüm arzularını araştıran bir büyükanneden almış olan Hassiba, partnerini yeni keşifler yapmaya, dikkatini açık, duyularını keskin tutmaya, bulduğu yeni hazineleri kendisine sunmaya teşvik edip “arzular şehri Mogador”un sokaklarına salar. Dikkatle bakıldığında merak duygusunu gıdıklayan şeylerle çevrili olduğumuzu hatırlatan bu gizemli serinin son kitabının basımını acilen bekliyorum!
Bölüme dair söylemek istediklerinizi Instagram’da “ben bi kitap okudum” hesabında, bölüme ilişkin gönderinin altına yorum olarak bırakabilirsiniz:
Wed, 26 Aug 2026 - 25min - 114 - Bir Hikâyenin Gerçeği Kaç Kez Değişir? | Mountolive - Lawrence Durrell / İskenderiye Dörtlüsü - 3
Lawrence Durrell benim için İskenderiye Dörtlüsü’ndeki amacına ulaştı; anlatıcının muteberliğine, gerçekliğin mutlaklığına inancımı yitirdim. İlk kitapta “ak” dediğin bu kitapta b.k çıktı; motivasyonunu bir türlü anlayamadığım karakter üst akıl oldu, tüm oyunu kurguladı. Bu kitabın da gerçekliğin ancak bir kısmını kapsayabileceği, “doğru”ya asla tam anlamıyla sahip olamayacağımızın kabullenişi ile serinin son kitabına doğru gidiyoruz.
Söylemek istediğiniz bir şey olursa Instagram’da “ben bi kitap okudum” hesabında bölüme ilişkin gönderinin altına yorum bırakabilirsiniz:
Wed, 19 Aug 2026 - 38min - 113 - Dünyadaki tüm kadınların hikayeleri duyulana kadar | DünyaYuva - Burcu Özer Katmer
Bu kitap hakkında objektif kalabildiğimden emin değilim. Çünkü yazarı, arkadaşı olmaktan gurur duyduğum bir kadın, tanıdığım en iyi dinleyen insan.
Bu kadar iyi bir dinleyicinin hikayeler toplaması, onları birbirine dikmesi, bu zamanda kadın olma deneyimizin muhakkak bir yerine denk gelen bir battaniye örmesi kaçınılmazdı.
İyi ki yazıyorsun Burcu, seninle gurur duyuyorum!
İyi kız sendromundan muzdaripseniz, yası tutulmamış bir ebeveyn kaybınız varsa, arkadaşlarınızı işlere ya da evliliklere kaybettiyseniz, “ayıp” kelimesini duyup kendinizden şüphe ettiyseniz bu 8 hikayenin bir yerinden sizi yakalamaması imkansız.
Söylemek istediğiniz bir şey olursa instagram’da “ben bi kitap okudum” hesabında bölüme ilişkin gönderinin altına yorum bırakabilirsiniz:
https://www.instagram.com/benbikitapokudum?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA%3D%3D&utm_source=qr
Wed, 12 Aug 2026 - 24min - 112 - Bir dahi neden başarısız olur? | Leonardo da Vinci - Walter Isaacson
Bu kitabı okuyana kadar 7-8 kitap bitirdim. Walter Isaacson’un Steve Jobs biyografisini su gibi içmiştim, Leonardo’nun Steve Jobs’tan daha sıkıcı biri olduğunu hiç sanmıyorum ama her işinin yarım kalması galiba beni tetikledi. Çok zeki, gözlem gücü çok yüksek, derin merakla ve deneyle sonuçlar üretiyor. Ama hevesi geçtiği anda tüm emek öylece tozlu raflara kalkıyor. Doğru ortaklıkları kuramamış olması insanlık tarihine ihaneti gibi bir şey bu adamın. Kalbin 4 odacıklı olduğunu ilk keşfedenlerden biri; kadavra çizimlerini ve raporlarını temize çek, bir doktorla, biyologla paylaş, bir çıktı elde et, belki insanlık tarihini 200-300 yıl ileri atacak bulduğu şeyler. Kendin yapmak istemiyorsan düzgün bir asistan bul, o takip etsin süreci. Doğru ortaklıkları kuramadığı için kendisi de tatmin olmamış, bize de faydası yeterince dokunmamış. 30’larında ve 60’larında hissettiği depresif duyguların altında da bu var bence. Zekasının hak ettiği değeri görmemesinin, karşılık bulmamasının, nihai ürüne dönüşmemesinin acılığı…
Yüzyılların eskitemediği deha hakkında atıp tuttuğum bu bölümle ilgili görüşlerinizi aşağıdaki link’i takip ederek Instagram’da “ben bi kitap okudum” hesabındaki bölüme ilişkin gönderinin altına yorum olarak bırakabilirsiniz:
Wed, 05 Aug 2026 - 41min - 111 - Balthazar - Lawrence Durrell | İskenderiye Dörtlüsü 2
Serinin ilk kitabından sonra Lawrence Durrell’ın istediği kıvama geldik, gerçeklik ayağımızın altından kaydı. Kendi perspektifimize sıkıştığımız yer illüzyon çıktı, en güvendiğimiz karakterden şüphe eder hale geldik. 3. kitaba hangi karakterin bakış açısı, nasıl bir yöntemle eklenecek diye düşünmek müthiş heyecan verici. Hele işin gizli kapaklı yürütülen politik arka planı hakkında anca spekülasyon üretebildik.
Kitaba ya da seriye dair söylemek istediğiniz bir şey olursa instagram’da “ben bi kitap okudum” hesabında bölüme ilişkin gönderinin altına yorum bırakabilirsiniz:
Wed, 29 Jul 2026 - 37min - 110 - Kötü Arkadaş - Tiffany Watt Smith
Tüm ilişkilerimiz, ailelerimiz, işlerimiz hukuki sınırlara sahipken, her biri kendi şartlarını belirleyen, hiçbir yasal belgede kayda geçmeyen, en özgün ilişkilerimiz arkadaşlıklarımız. Kadınların kendi hayatlarına dair seçim yapabilmeye başlamasıyla kadın arkadaşlıklarının da en çetin sınavları verdiği dönemlerden birini yaşıyoruz. Artık ortak kaderler yaşamıyoruz. Bambaşka yönlere giderken birbirimizi yargılamadan, merak ve ilgiyle arkadaşlıklarımızı sürdürmeyi öğreniyoruz.
Hepimizin kişisel tarihinde bir yerlere dokunacağına inandığım bu kitaba dair söylemek istediğiniz bir şey olursa instagram’da “benbikitapokudum” hesabında bölüme ilişkin gönderinin altına yorum bırakabilirsiniz:
Wed, 22 Jul 2026 - 50min - 109 - Keyif Almak / Candy Crush & Kapitalizm - Alfie Bown
Kitap da okusak reels da kaydırsak aslında bizim için kurgulanmış dünyanın dışına çıkamıyor, her bir eylemimizle düzenin devamlılığına katkı sağlıyoruz. İster üretken işlerden ister dikkat dağıtan şeylerden keyif alıyor olalım, hepimiz kapitalizme çalışıyoruz.
Bölüme ya da kitaba dair söylemek istedikleriniz olursa instagram’da “benbikitapokudum” hesabında, bölüme ilişkin gönderinin altında buluşabiliriz:
Wed, 15 Jul 2026 - 37min - 108 - Küçük Ülkenin Kaplanları - Juhea Kim
Juhea Kim’i tanımazdım, ben bu kitabı Duygu Akın çevirisi olduğu için edindim:)
Anna Burns’ün “Sütçü” çevirisinde Duygu Akın’ın dili zekice kullanmasından çok etkilenmiştim. Bir kitabı o çevirdiyse okurum. “inyeon” diyebiliriz belki de☺️
Han Kang’ın metinleriyle Kore yakın dönem tarihiyle ilgili ufak tefek bilgi kırıntıları birleştirmiştim; bu kitabın atmosferinde Kore bağımsızlık mücadelesi sırasında müttefik ve işgalci devletlerin pozisyonlanma dinamiklerini biraz daha iyi kavradım.
İlk katmanda sürükleyici aşk ilişkileri okurken hem dönemin politik çekişmelerini takip edebildiğim hem kültüre dair nüanslar toplayabildiğim dolu dolu, tatmin edici bir kitaptı.
Varsa söylemek istedikleriniz instagram’da “benbikitapokudum” hesabında bölüme ilişkin gönderinin altına yorum bırakabilirsiniz:
https://www.instagram.com/benbikitapokudum?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA%3D%3D&utm_source=qr
Wed, 08 Jul 2026 - 33min - 107 - Justine - Lawrence Durrell
İskenderiye Dörtlüsü’nün ilk kitabı Justine’i “kocasını aldatan kadın” diye anıp geçmeye kimin gönlü el verir ki? Lineer zaman akışına uymuyor diye “İzafiyet Teorisi’nin roman hali” denmiş; bu abartı da senin her şeyi büyük yaşayan ruhuna çok yakışmış Larry:) Frued’un “çağdaş sevgi tanımları” etrafında kurgulanmış, her duygunun çözümlenebildiği zamanda yaşanacak neler kaldı, diye başımızı ellerimizin arasına alıp düşünüyoruz.
İkinci kitaba başlamak için nasıl zor tutuyorum kendimi…
Bölüme ya da kitaba dair söylemek istediğiniz bir şey varsa instagram’da bölüme ilişkin gönderinin altına yorumlarınızı bekleriz:
Wed, 01 Jul 2026 - 34min - 106 - Zor Hayat - Flann O’Brien
Kurumsallaşan dini, eğitim sistemini, otoriteyi falan eleştirdik, süper, asıl merak ettiğim yere gelelim: Ansiklopedilerden derlediği bilgileri broşürler halinde gazete ilanı aracılığıyla satan Manus “fırsatçı” mıdır? Yoksa bilginin demokratikleşmesine katkı sağlayan bir “girişimci” mi?
Konuya dair söylemek istediklerinizi instagram’da “benbikitapokudum” hesabında, bölüme ilişkin gönderinin altına bırakabilirsiniz:
Wed, 24 Jun 2026 - 28min - 105 - Muhabbet - Virginia Evans
Ödüllere doymayan o kitap en son Women’s Prize’ı da aldı. Yalan yok, ben de elimden bırakamadım. Mektup formatında yazılmasının bunda büyük etkisi olduğunu düşünüyorum; okuma deneyimini kolaylaştıran bir üslubu var kesinlikle.
Sizin kitaba ya da bölüme dair söylemek istedikleriniz varsa instagram’a bekleriz:
Wed, 17 Jun 2026 - 27min - 104 - Pupa Yelken - Sadun Boro
Burada çok fazla hikaye var. Ben sadece bir seyahatname görmüyorum. Bir maceraperestin, düzene aykırı bir adamın zihin yapısını görüyorum. Bir ilişki testi görüyorum. Belirsizlikle baş edebilme kası geliştirmeyi görüyorum. Karar alma ve çözüm üretme gücünün önemini görüyorum. Kimsenin bakmadığı yerdeki kıymeti fark etmenin hazzını görüyorum.
Bölüme dair konuşmak isterseniz aşağıdaki linkten instagram hesabımıza gidebilirsiniz:
Wed, 10 Jun 2026 - 37min - 103 - Öğrenci Kız - Osamu Dazai
Keşke “İnsanlığımı Yitirirken”den önce bu kitabı okusaymışım. Dazai çok akıllı bir adam, çektiği dünya ızdırabını çok iyi anlıyorum ama bu ızdırabın onu ölüme sürüklemesine izin verişini içime sindiremiyorum. Toplumun beklentilerini ve erdem sinyallemelerini içselleştiremediği için geliştirdiği bir insan korkusu var ve nasıl haklı… Ama o kadar zekiysen bu biricik hayatında seni mutlu edecek yolları da bulabilirsin gibi geliyor bana.
Bölüme dair söylemek istedikleriniz olursa instagram’a bekleriz:
Wed, 03 Jun 2026 - 26min - 102 - Want - Gillian Anderson
Kadın cinselliği üzerine konuşmak benim için hala güvenli bir alan ihtiyacıyla beraber geliyormuş; feministliğimize zeval gelmeyecekse orijinal dilinde okuyarak mesafelenmiş olmak bana konforlu geldi.
Bölüme ya da kitaba dair fikirlerinizi paylaşmak isterseniz aşağıdaki linkten instagram hesabımıza giderek bölüme ilişkin gönderinin altına yorum bırakabilirsiniz:
Wed, 27 May 2026 - 27min - 101 - Paddy Clarke Hahaha - Roddy Doyle
Şiddetin içgüdüsel bir yanı var, modern insanlar olarak öfkemizi birbirimize şiddet yoluyla yansıtmayacağımızı söylüyoruz. Ama bu öfkeyle ne yapacağımızı ya da bu mutabakata uymamayı seçenlere karşı kendimizi nasıl koruyacağımızı bilemiyoruz.
Paddy’nin çocukluğunda şiddet hala bir norm. Evde yıkıcı bir etkisi olduğu kabul edilmiş ve kaçınılan davranış olarak işaretlenmiş olsa da bu bayrak elden ele, hiyerarşideki bir alt kademeye yöneliyor. Yetişkinlerin şiddet davranışı replika edilerek çocuk gruplarında sosyal onay alma yarışı haline geliyor.
Sana uyuz oldum Paddy, bunu duysan eminim çok sevinirdin. Sizin söylemek istediğiniz bir şey varsa instagram’a bekleriz:
Wed, 20 May 2026 - 31min - 100 - Erling Kagge - Az Parayla Büyük Sanat Eserleri Satın Alma Rehberi/Yürümek/Gürültü Çağında SessizlikWed, 13 May 2026 - 36min
- 99 - Masumiyet ya da Özel İlişki - Ian McEwan
Şimdiye kadarki en basit Ian McEwan ikilemi olduğunu düşünmüştüm ama sorduğumda yine karpuz gibi ikiye yarıldık. “Sevdiğiniz insan başka birinin ölümüne sebep olsa ne yaparsınız?” temel sorumuz. En az bizim kadar keskin şekilde ikiye ayrılan Berlin’de MI6 operasyonu sırasında hem kişisel hem ulusal sırlarla dolu bir kurgudayız.
Bölüme dair söylemek istediğiniz bir şey olursa instagram’da bölüme ilişkin gönderinin altına yorum bırakabilirsiniz:
Wed, 06 May 2026 - 28min - 98 - Hormonların Gücü - Randi Hutter Epstein
Hormon kavramı 125 yıl önce piyasada yoktu bile; davranışları manipüle edebilme etkisini düşünürsek dinlerin, iyi insan olma çabasının bile karşı koltuğunda oturuyor. Azıcık salgıların bizi biz yapan hemen her ögeyi yönetebiliyor oluşunu kanıksadık ama ölçülemeyecek kadar küçük olanı ölçmenin yolunu keşfederek 1977’de Nobel Ödülü alan Rosalyn Yalow’a selam durmadan geçmeyelim, kazımış tırnaklarla kraliçe.
Hormonlarımızın bu gencecik tarihini incelediğimiz bölüme dair söylemek istediklerinizi aşağıdaki linkten Instagram hesabımıza giderek bölüme ilişkin gönderinin altına yorum olarak bırakabilirsiniz:
Wed, 29 Apr 2026 - 38min - 97 - Sürgün Bilgi - Alice Miller
Alice Miller’ın da kitaplarında yazdığı gibi bir anne olmadığını anlatıyor oğlu. Aslında bunu anlatabiliyor olması, duygularıyla bağının kopmamış olduğunu gösterir ki Alice Miller bu durumda kendini “iyi bir anne” olarak görmeye devam eder sanırım.
Ben bu ara berbat bir anneyim. Çocuğum üzerindeki gücümü hatırlamak, bu otoriteyi kötüye kullanmamak için bir hatırlatmaya ihtiyacım vardı. Alice Miller dünyanın en berbat annesi bile olsa, kendisi uygulayamasa bile anlattıklarının benim anneliğime iyi gelen bir yanı var.
Bölüme dair söylemek istediklerinizi aşağıdaki link’ten instagram hesabımıza giderek bölüme ilişkin gönderinin altına yorum olarak bırakabilirsiniz:
Wed, 22 Apr 2026 - 20min - 96 - Bütün İsimler - Jose Saramago
Kuş palazından ölen küçük kardeşinin ölüm kaydını hastanede bulamaması üzerine mezarlık kayıtlarını karıştırarak geçirdiği süreçte doğmuş bu kitabın fikri. İnsanın verilerden ibaret olmadığını, onu anlamlı kılanın hikayesi olduğunu hatırlamaya ihtiyacınız varsa güzel bir hatırlatma olacaktır, eminim.
Söylemek istediğiniz bir şey olursa aşağıdaki linkten Instagram profilimize gidip bölüme ilişkin gönderinin altına yorum bırakabilirsiniz:
Wed, 15 Apr 2026 - 24min - 95 - Şeffaflık Toplumu - Byung-Chul Han
Mahremiyetten geriye ne kaldı azizim, diye diye diz dövmeye değil de mahremiyetin sınırlarını güncellemeye ihtiyacımız var sanki. Ötekiyle karşılaşmak artık evin kapısının dışında değil ama bundan çıkarılacak sonuç da utanç duygusundan geriye hiçbir şey kalmadığı da değil bence.
Yaratıcılık, merak, kutsallık için bilinmezliklere alan tanımak gerektiği muhakkak ama şaibeye ve ihtimallere açılmak istemediğimiz için netlik ihtiyacı duyduğumuz alanlar olduğu gerçeğini de küçümsememek gerek.
Net fikirlerle masadan kalkmadığım, kendi içinde yepyeni sorular doğuran pek çok ihtimal yaratan bir okuma oldu.
Siz de fikirlerinizi paylaşmak isterseniz aşağıdaki linkten instagram’a bölüme ilişkin gönderinin altına yorum bırakabilirsiniz:
Wed, 08 Apr 2026 - 35min - 94 - Mrs. Dalloway - Virginia Woolf
Çok büyük bir “Ne anlamı var?” sorusunu çok bana dair bir yerden cevapladığım bir bölüm oldu galiba; kitap benim sıkıştığım yerden kesinlikle çok daha fazla…
Virginia Woolf’un akışkan diliyle zamanı, mekanı, kişileri büktüğü, sınırları silikleştirdiği,
Duygu Akın’ın özenli çevirisi ve
elimde taşırken çok gururlandığım kapak tasarımıyla harika bir okuma deneyimiydi.
Bölüme dair söylemek istediklerinizi aşağıdaki linkten instagram profilimize giderek bölüme ilişkin post’un altına bırakabilirsiniz:
Wed, 01 Apr 2026 - 31min - 93 - Tenin Gözleri - Juhani PallasmaaWed, 25 Mar 2026 - 41min
- 92 - Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği - Milan Kundera
Ne anlatsam yetersiz kalacağımı hissettirecek kadar ismi büyük kitaplardan birini konuşuyoruz bu hafta. Ben bir “uzman”, bir “yetkili” değilim; kilometresi hiç fena olmayan bir okuyucu olarak, şimdiye kadarki okuma tecrübeme sırtımı dayayarak ve muhakkak bir şeyleri eksik bırakarak paylaşıyorum bu incelemeyi…
En son “Yüzyıllık Yalnızlık” konuşurken bu kadar gerilmiştim. Germeyin ya, herkes de o kadar çok şey bilmiyor:)
Bölüme dair söylemek istediğiniz bir şey olursa aşağıdaki linkten instagram hesabımıza giderek bölüme ilişkin post’un altına yorum bırakabilirsiniz :
Wed, 18 Mar 2026 - 40min - 91 - Bütün Pazarlamacılar Yalancıdır / Hikaye Anlatırlar - Seth Godin
Pazarlamaya dair önyargılarımı kırmak için tercih ettiğim ama kitap seçimi konusunda hatalar yaptığımı düşündüğüm bir okuma oldu. “Ben yaptım, siz yapmayın” dediklerim ve “yine de şu bilgiler yanımıza kar” dediklerimle dolu bir bölüm…
Varsa söylemek istediklerinizi aşağıdaki linkten instagram hesabımıza giderek bölüme ilişkin postun altına yorum olarak bırakabilirsiniz:
Tue, 17 Mar 2026 - 24min - 90 - Sofranız Şen Olsun - Takuhi Tovmasyan
Nesiller arası kültür aktarımını sofradaki yemeklerden yola çıkarak anlatan bir yemek kitabı inceliyoruz.
Sevdiklerimizi anmak için her gün, sık sık yaptığımız şeyleri vesile etmek de benim kendime aldığım kişisel not…
Bölüme dair fikirlerinizi aşağıdaki linkten instagram hesabımıza giderek bölüme ilişkin postun altına bırakabilirsiniz:
Wed, 04 Mar 2026 - 24min - 89 - Utanç - J. M. Coetzee
Bireylerin hikayesini okuyup sinirden ölmemek imkansız ama buradaki hiçbir karakter empati kurulsun diye yazılmamış zaten. Her biri ırkçılık ve sömürü döngüsünde bir arketip, kurban-zalim-kurtarıcı üçgeninin bir parçası…
Bedenin bireyselliğinden uzaklaşıp toplumsal olarak taşıdığı anlamları kavramaya çalıştığımız, tarihin bedenler üzerindeki tahakkümünü idraka uğraştığımız, çoğu noktada içselleştirmekte zorlandığımız, belki de korkup kaçtığımız bir metin…
Bölüme ya da kitaba dair fikirlerinizi aşağıdaki linkten ulaşacağınız instagram hesabında bölüme ilişkin postun altına bırakabilirsiniz:
Wed, 25 Feb 2026 - 33min - 88 - Suyun Dudaklarında - Alberto Ruy Sanchez / Mogador Beşlisi 3Wed, 18 Feb 2026 - 25min
- 87 - Paravatan (Moneyland) - Oliver Bullough
“Nerden geliyor bu değirmenin suyu?” dediğiniz her yerde çok büyük ihtimalle yolsuzluk var. Korkunç dava belgeleri gördüğümüz bugünlerde paranın ne ülke sınırı ne de kanun tanıdığı, hangi yollarla kaçırılıp nerelerde saklandığı üzerine harika bir derleme…
Siniriniz kaldırıyorsa okumanızı tavsiye ederim.
Bölüme dair yorumlarınızı aşağıdaki linkten bölüme ilişkin post’un altına yorum olarak bırakabilirsiniz:
Wed, 11 Feb 2026 - 36min - 86 - Iza’nın Şarkısı - Magda Szabo
Köyünden kopardığınız yaşlınız varsa kahrınızdan ölme ihtimaliniz var. Yaşlının şehir hayatında tutunamaması ve işlevsizleşmesi üzerine depresyona girmesi konusunu kenara koysak bile Iza’nın hayattaki yara almadan yürümeye çalışırken diğer insanlarla bağlantısızlaşması, başlı başına toksik pozitivite ve sonuçları üzerine düşünme alanı yaratıyor.
İnsanlar birbirlerine yaralarından bağlanıyor; plastik mutlu hayatlarda bağlantı kurulacak bir nokta bulunamıyor.
Bölüme dair söylemek istedikleriniz olursa aşağıdaki linkten Instagram profilimize giderek bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz:
Wed, 04 Feb 2026 - 29min - 85 - Steve Jobs - Walter Isaacson
Toplumsal bir figür olunca hakkında her şeyi bildiğimizi sanıyoruz; ne büyük yanılgı… Yine aynı sebepten kahramanlaştırılması çok kolay olurdu ama her insan gibi kusurları ve yetenekleriyle, 360 derece tarif edilebilmesi de biyografi yazarının başarısıdır.
Tanımlamaları istediği şekilde yapması, sınırları kendi belirlediği yerlerden çekmesi, vasat işe tahammülsüzlüğü ifade ederken kabalaşmakta tereddüt bile etmemesiyle orijinalliğinden, biricikliğinden bir an bile şüphe duymamasıyla tanınmayı hak eden bir insan… Steve Jobs…
Ne iyi ki, ne de ne yazık ki…
Fikirlerinizi paylaşmak isterseniz aşağıdaki linkten instagram hesabımıza giderek bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz:
Wed, 28 Jan 2026 - 54min - 84 - Violeta - Isabel Allende
Biz Brezilya dizileriyle büyümüş nesil, severiz aşk, tutku, ihtiras, en dibi görme, zirvelere de çıkma…
Allende bir okuru tam olarak bu sürükleyici kurguyla kendine bağlayıp kocaman kştabı okutuyor, son 100 sayfada -artık elşnfen bırakamayacak kadar hikayenin içindeyken- Şili politik tarihine dair dönüm noktalarını bir anda hikayeye yükleyiveriyor. Kendisi de ülkenin askeri darbeyle devrilen sosyalist başkanı Salvador Allende’nin yeğeni zaten; aile hikayesinde politikanın organik bir yeri var. Her romanında aile hikayelerinden de kesin bir şeyler var, otobiyografik de sayılır o yüzden romanları…
Daha nasıl anlatayım bu kadını ve romanlarını sevdiğimi bilemiyorum! Varsa diyeceğiniz, linkten instagram profiline giderek bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz :
Wed, 21 Jan 2026 - 35min - 83 - İnsanlığımı Yitirirken - Osamu Dazai
Okuyanlar genelde bi temiz dayak yese düzeleceğini düşünüyor ama ben galiba biraz empati kurdum. Başınıza hiç geldi mi bilmiyorum ama terapistin yaklaşmasını istemediğiniz bir konu vardır da o sizin oraya gitmemek için direncinizi fark eder ve şefkat gösterir… O gizlemek istediğiniz şeyin zaten göründüğünü fark ettiğinizde içinize doğru sinersiniz, bildiniz mi? Bence Dazai bu sinikliği tüm ömrü boyunca yaşamış. Güzel bir hayatı olabilecekken ziyan etmesini tabii ki mazur göremiyorum ama temel motivasyonu anlayabildiğimi düşünüyorum.
Dazai dayak yese düzelir diyenlerdenseniz instagram’a yorumlarınızı beklerim:
Wed, 14 Jan 2026 - 24min - 82 - Son Hikayeler - Olga Tokarczuk
3 nesil kadın hikayesi; tek bir hayatta başlayıp bitmeyen, hayattaki kararlarımızın bizden daha büyük etkileri olduğunu hatırlatan döngüsel bir kurgu…
İdealize yaşlılar yok, yaşadığı hayatı taşımayı bilen kadınlar, kocakarılar var. Müthiş aydınlanmalar, hayatın anlamını aramalar falan değil, gerçekten yaşanmış hayatların muhasebesi var.
Bölümle ilgili söylemek istedikleriniz olursa aşağıda instagram linki var. Bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz:
Wed, 07 Jan 2026 - 31min - 81 - Ayakkabı Gurusu - Phil Knight
Nike’ın kurucusu Phil Knight’ın otobiyografisi üzerinden dönemin alışılmış iş yapış şekillerine baş kaldıran, dinamik bir kültür inşasını, girişimci zihin yapısını, riskle uzun yıllar dans edişlerini, hukuk mücadelelerini konuşuyoruz.
Girişimcilik ekosistemine kadın bakış açısının neler katabileceği üzerine de bir iki cümle etmiş olabilirim.
Bölüme ilişkin yorumlarınızı aşağıdaki linki takip ederek bölüme ilişkin post’un altına bırakabilirsiniz.
Wed, 31 Dec 2025 - 39min - 80 - Bir Kadın Astronotun Anıları - Naomi Mitchison
Sizden farklı kültürlerle, değerlerle, hatta fizyolojilerle iletişim kurmak üzerine kafa yoran biriyseniz bu kitaba şans verin; bence her iletişimcinin okuması gerekenler listesinde olmalı.
Zamanın durdurulabildiği, uzun zaman genç kalınabildiği bir dünyada kadın-erkek ilişkileri ve annelik nasıl görünürdü? Yüz yıl öncesinden bir kadın bu konuda nasıl fikir yürütmüştür? Alternatif bir bakış açısı olarak alınabilir.
Benim beklentimin çok üzerinde bir kitap oldu. Fikirlerinizi paylaşmak isterseniz aşağıdaki linkten Instagram hesabımıza gidebilir, bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz:
Wed, 24 Dec 2025 - 28min - 79 - Zeka Tuzağı - David Robson
Yıldız oyuncularla dolu bir takım şampiyon olamıyor.
Nobel ödüllü bilim insanları dolandırılıyor.
IQ rekorları kıran insanlar vasat hayatlar yaşıyor.
Zeka ne işe yarıyor?
Zeki olmaya çalışmak, belki de yanlış bir hedeftir.
Bölüme ilişkin yorumlarınızı instagram’da bölüme ilişkin postun altına bırakabilirsiniz:
Wed, 17 Dec 2025 - 30min - 78 - Havanın Adları - Alberto Ruy Sanchez / Mogador Beşlisi 2
Uçucu hislerin serisi Mogador Beşlisi’nin 2. kitabında şehrin hikayesinden insanların hikayelerine geçiş yapıyoruz. İlişkiler arasındaki döngüsellik şehrin rüzgarından azade değil tabii ki…
İlk bölümü de muhakkak dinleyin. Rasyonel insanları zorlayabilecek olsa da sezgileriyle yaşamayı bilen kültürler için anlamlı olacağına çok inanıyorum.
Yorumlarınız varsa instagram’a bekliyorum.
Wed, 10 Dec 2025 - 13min - 77 - Paranın Psikolojisi - Morgan HouselWed, 03 Dec 2025 - 26min
- 76 - Kayıp Gergedanlar - Cem Kalender
Toplumsal travmalar konusunda topluca susulmasının yükünü nesilden nesile aktarmakla lanetlenmişsek belki de şifamız korkup sahip olduklarımızı muhafaza etmeye çabalamaktansa sürüye uymayı reddedip odadaki fili konuşmaya başlamaktır.
Bölüme ya da kitaba dair söylemek istedikleriniz olursa instagram’da buluşuruz:
Wed, 26 Nov 2025 - 28min - 75 - Mutfak Sırları - Anthony Bourdain
“Korsan gemisinde kaptan olmak” diyince aklınıza bir çocuk kitabı geliyordur belki ama dünyayı gezerek egzotik lezzetleri keşfettiği tv programlarıyla tanıdığımız ünlü şef Anthony Bourdain yıllarca yönettiği profesyonel mutfaklardaki görevini tam olarak böyle tanımlıyor.
Bölüme dair söylemek istedikleriniz olursa instagram’da buluşuruz.
Wed, 19 Nov 2025 - 29min - 74 - Çocuk Geliyor - Han Kang
Han Kang bu kitabı çok sarsıcı, dramatik kelimelerle yazabilirdi; oysa öyle sakince, öyle nesnel bir dille, sadece olanı olduğu haliyle aktarmış ki sizin ne hissetmeniz gerektiğini dikte etmeden, olanlar karşısında vücudunuzun ve hormonlarınızın devreye girmesini, kendi duygunuzu kendinizin üretmesini sağlamış. Toplumsal bir acı karşısında nasıl hissedeceğinizi deneyimlemenize alan açmış.
Kitaba, Han Kang’a ya da bölüme dair söylemek istediğiniz bir şey varsa aşağıdaki linkten instagram’a giderek bölüme ilişkin post’un altına yorum bırakabilirsiniz:
Wed, 12 Nov 2025 - 26min - 73 - Köpek Kalbi - Mihail BulgakovWed, 05 Nov 2025 - 16min
- 72 - Ressamın Günlüğü - Jose Saramago
Kansız devrimler ve kalkan yayın yasağını anmalar, karaktere otobiyografi yazdırıp araya kendi çocukluk anılarını sıkıştırmalar…
Saramago hiçbir zaman tek boyutta okunabilen kitapların yazarı olmadı. Okuyucu nereyi, ne kadar görmeye hazırsa onunla yüzleşti.
Kitaba ya da bölüme dair söylemek istedikleriniz olursa instagram’da @benbikitapokudum hesabında bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz.
Wed, 29 Oct 2025 - 27min - 71 - İhmal Edilen Anahtar - Alice MillerWed, 22 Oct 2025 - 27min
- 70 - Dokuz Kere Şaşkınlık - Alberto Ruy Sanchez / Mogador Beşlisi 1Wed, 15 Oct 2025 - 26min
- 69 - Bütün Günlerin Akşamı - Jenny Erpenbeck
İnsan hayatı boyunca kaç kere “öyle olmasaydı da şöyle olsaydı” anlarında ölümü teğet geçiyor acaba? Bu kitapta 5.
Karakterin ömrü uzadıkça şahit olduğu toplumsal olay sayısının artışı, bir ölümündeki kahramanlığının bir diğerinde artık anlamsız kalışı yakın tarihin dinamik felaketlerini tekrar hatırlamamı sağladı. Günümüzde bu frekans artık insan aklının almayacağı kadar arttı.
Kitaba ya da bölüme dair söylemek istedikleriniz olursa instagram’da buluşalım.
Wed, 08 Oct 2025 - 32min - 68 - Bir Son Duygusu - Julian BarnesWed, 01 Oct 2025 - 27min
- 67 - Erkeksiz Kadınlar - Shahrnush Parsipur
1953 İran Devrimi sürecinde her biri ataerkil düzenin ayrı bir sillesini yiyen 5 kadının bir bağ evinde geçirdikleri iyileşme sürecini konuşuyoruz. İdeal bir feminist dünya falan yaratıldığı yok; yaraları sarıp düzenin içindeki rolleri biraz daha güçlü oynadıklarına şahit oluyoruz.
Varsa söylemek istedikleriniz, instagram’a da bekleriz.
Wed, 24 Sep 2025 - 19min - 66 - Hazar Sözlüğü - Milorad Paviç
Tarih sahnesinden arkalarında neredeyse hiçbir şey bırakmadan silinen Hazarlar’ın kendi dinlerinden uzaklaşınca yok olduğu rivayet edilir. İnsanın melek atası Adem Ruhani’yi bir kitapta toplamaya çalışan rüya avcılarının niyetinden Tanrı razı olsa da, amellerinden değildir. İşin içine melekler kadar şeytanlar da karışmış, Adem Ruhani’nin bedenlenmeye çalışıldığı kitap olan Hazar Sözlüğü’nün 3 dinden ve 3 dilden temsilcilerinin notlarının bir araya gelmemesi için avcıların peşine takılmışlardır. Avcılardan biri rüyaları avlarken ölümü bile avlamış ama 3 kitabın bir arada durmasına tüm çabalara rağmen engel olunamamış.
Bölüme dair fikirlerinizi aşağıdaki linkten instagram profilimize gidip bölüme ilişkin postun altına yorum olarak bırakabilirsiniz.
Wed, 17 Sep 2025 - 32min - 65 - Kirpinin Zarafeti - Muriel Barbery
Okuyucu kitlesini karpuz gibi 2’ye yaran bi kitap:
Seven çok sevip bayılıyor, bazılarımızsa ilk sayfalarda aramızdan ayrılıyor…
Ben 2 kategoriye de girmemeyi başardım. Bayılmadım ama sevenlerin neden sevdiği ile ilgili fikirlerim var.
Siz de konuyla ilgili fikirlerinizi aşağıdaki linkten Instagram hesabımıza giderek paylaşabilirsiniz:
Wed, 10 Sep 2025 - 33min - 64 - Tanrıların Bahçesi - Gerald Durrell
Üçleme içinde içimi en rahat ettirmeyen kitap bu sonuncu oldu. Ailenin babaannesi bile Hindistan doğumlu, orada yaşadıkları süreçte illa ki bir parçası oldukları sömürgecilik düzenini biraz fazla mı normalleştirmişler, yoksa bu Gerry’nin her şeyle dalga geçen üslubuyla ailesinin sömürgeci geçmişine de laf sokuşu mu, kitabı bitirdim ve hala emin değilim… Türk şakaları ise beni anca cacık mı, caciki mi kadar rahatsız etti; misafir oldukları kültürü gözlemlerken onların pozitif ve negatif anlamda en fazla etkileşimde bulundukları kültürü karikatürize etmeleri bence kabul edilebilir.
Bu bölümde içimi rahat ettirmedin Gerry!
Umarım sadece umursamaz ve şakacı bi çocuksundur.
Bölüme ya da kitapa dair söylemek istedikleriniz varsa aşağıdaki linkten Instagram profilimize gidip bölümün altına yorum olarak bırakabilirsiniz.
Wed, 03 Sep 2025 - 25min - 63 - Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi - Ayfer Tunç
Karadeniz’de sırtı denize dönük bir ruh ve sinir hastalıkları hastanesinden dallanıp 300’den fazla karaktere budaklanan, doktorların da hastalar kadar hasta, her karakteri spektrumun bi ucunda sallanan, Ayfer Tunç’un oyuncu ve akıllı bir yazar olduğunun anıtı niteliğinde bir kitapla beraberiz. Hayran olmamak elde değil!
Eğer kitaba dair, Ayfer Tunç’a dair, bölüme dair söylemek istedikleriniz olursa aşağıdaki linkten bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz:
Wed, 27 Aug 2025 - 27min - 62 - Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde - Olga Tokarczuk
Bir romanın içinde otobiyografik ögeler bulduğum anda gizli bir belgeye ulaşmış, bir hazine harikası bulmuş gibi oluyorum. Hayvanların yaşam hakkını savunan bir deli kocakarının adaleti arayıp bulamayınca kendi sağlama hikayesi…
Olga Tokarczuk, sen benim yazar crash’ımsın!
Sizin de söylemek istedikleriniz varsa aşağıdaki linkten instagram profilimize gidip bölüme ilişkin postun altına yorum yapabilirsiniz
Wed, 20 Aug 2025 - 21min - 61 - Yavru Ceylan - Magda SzaboWed, 13 Aug 2025 - 26min
- 60 - Katran Bebek - Toni Morrison
Dümdüz ırkçılık, ayrımcılık konuşuyoruz.
Irklar arası hiyerarşi, ırkların kendi aralarındaki hiyerarşi, ekonomik sınıflar arası hiyerarşi, bu grupların birbirleriyle etkileşimlerindeki süptil işaretçilerin herkesçe bariz şekilde okunabilmesi üzerine sözünü sakınmayan bi kitapla buradayız.
Söylemek istediklerinizi aşağıdaki linkten instagram profilimize giderek bölüme ilişkin postun altına yorum olarak bırakabilirsiniz.
Wed, 06 Aug 2025 - 38min - 59 - Dönüş - Hisham Matar
Kayıp bir babanın, kayıp bir memleketin izini 33 yıl aradan sonra doğan bir ümitle süren Hisham Matar’ın kendi hayat hikayesi.
Her babanın, her oğulun, her evladın okuması gerektiğini çok hissettiğim,
yokluğuyla büyünen bir babayla nasıl gurur duyulabileceğini gördükçe “acaba evladım beni nasıl anacak?” diye dertlendiğim,
içimde, çok derin bir yerde okurken büyük bir ızdırap çektiğim bir kitaptı.
“Bir lider nasıl bir diktatöre dönüşür?” sorusunun cevaplarını adım adım alacağımız,
sürecin mimari üzerindeki etkilerine kafa yoracağımız, temelde babamızı arayacağımız bu bölümle ilgili söylemek istediğiniz bir şey varsa aşağıdaki linkten instagram hesabımıza gidip bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz?
oğul
Kaddafi
Mimari öge olarak ışık
Wed, 30 Jul 2025 - 36min - 58 - Mutsuzluk Zamanlarında Mutluluk - Wilhelm GenazinoWed, 23 Jul 2025 - 20min
- 57 - Harita ve Topraklar - Michel Houellebecq
Yakın dönem sanat ve mimarlık tarihi sevenler, bu kitabı da sevdi!
Yazarın kendini bi looser olarak hikayeye sokup üstüne bi de vahşi bir cinayete kurban ettirmesi, bu cinayetin, bir şeyin sonucu değil de öngörülemezlik, rastlantısallıkla ancak açıklanabilmesi, hayatın anlamsızlığına yaptığı harika bi gönderme bence.
Söylemek istediğiniz bir şey olursa aşağıdaki linkten Instagram profilimize gidebilir, bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz:
https://www.instagram.com/benbikitapokudum?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA%3D%3D&utm_source=qr
Wed, 16 Jul 2025 - 36min - 56 - Küçük Anılar - Jose Saramago
Korfu Üçlemesi’nde Gerald Durrell’ın merakları desteklenmiş, dramasız ve kabul dolu bir ailede geçmiş çocukluğundan öyle etkilenmiş, öyle umut dolmuştum ki bir başka çocuğun anılarını dinlemek iyi bi fikir sanmıştım.
Saramago’nun çocukluk anılarını anlattığı bu kitap beni çok kırdı; özellikle Durrell’in çocukluğunu okuduktan sonra…
Şiddettin, sevilmemişliğin, dünya derdinden sıra gelmemişliğin büyüttüğü çocukların melankolik ve dokunsan ağlayacak dünyasında yaşıyoruz.
Dünyanın merak dolu, güvenli, eğlenceli, başkasını kırmayı akıl ettirmeyecek kadar sevgi dolu olduğu bir versiyonunda yaşamak istiyorum.
Kitaba dair söylemek istedikleriniz ya da bana önerebileceğiniz, yazarın kendi çocukluk anılarını anlattığı, umutlu kitaplar varsa aşağıdaki linkten instagram hesabımıza giderek bölüme ilişkin postun altına bırakabilirsiniz.
Wed, 09 Jul 2025 - 22min - 55 - Kuşlar, Hayvanlar ve Hısım Akraba - Gerald Durrell / Korfu Üçlemesi -2
Güzel yarınlara olan umudumu kuyruğuna bağladığım Korfu Üçlemesi’nin ikinci kitabındayız. Merakları desteklenmiş çocuklar, didişse de drama yaratmayan ve birbirine hep destek aile üyeleri, hayvanların renkli dünyası, gün batımları, mevsim dönümleri…
Bu kadar basit olabilirdi; ileride bir gün öyle olabileceğine tutunuyorum.
Kitaba ya da bölüme dair söylemek istediğiniz bir şey olursa aşağıdaki linkten Instagram profilimize gidip bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz.
Wed, 02 Jul 2025 - 27min - 54 - Amber Gece - Sylvie Germain
Dedeni severdim süt oğlan…
Serinin ilk kitabı olan “Gecelerin Kitabı”nda savaşın nesiller boyu süren yıkıcı etkisini ifade etmek için büyülü-gerçekçilik çok çok iyi bir tercihti ama kişisel bir öfke ve intikam hikayesinde romantik bir dramatizm hissi bırakti bende.
Bence ilk kitabın yanına yaklaşmaz ama sizin de söylemek istediğiniz bir şeyler varsa aşağıdaki linkten instagram profilimize gidip bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz.
Wed, 25 Jun 2025 - 31min - 53 - Görünmez Kentler - Italo Calvino
“Her anlama, bir yanlış anlamadır.” Gadamer
Birbirinin dilini konuşamazken anlatacak hikayeleri hiç bitmeyen Kubilay Han ile Marco Polo’nun gel zaman, git zaman, birbirlerinin dillerine aşina oldukça muhabbetleri yavanlaştı. Konuştukları ortak dilde kullandıkları kelimelerin, her ikisi için kişisel ve sınırlı anlamları vardı. Ona bakan kişisinin geçmişine göre şekillenen kent gibi; algı, deneyimi biçimlendirdi.
Gezip gördüğü kentleri anlatıyordu Marco Polo. Anlattıklarının hayal mi, gerçek mi olduğunu anlayamadı Kubilay Han. Anlatılanları evirip çevirip benzeteceği bir kent, muhakkak vardı.
Calvino’nun strüktürünü, ilişkilerini, böyle giderse yaşanamayacak hale gelişlerini tasvir ettiği 55 kentte sizi çıkardığı bir yolculuk bu… Tek sınırı, kelimelere sizin yüklediğiniz anlam olan bir yolculuk.
Bölüme dair söylemek istedikleriniz olursa aşağıdaki linkten instagram hesabımıza giderek bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz.
Wed, 18 Jun 2025 - 30min - 52 - Yüzyıllık Yalnızlık - Gabriel Garcia Marquez
Nesiller arası hikayeler anlatmanın en güzel yolu büyülü-gerçekçilik, en büyük olayların bile geçiciliğini hissetmenin en teselli edici hali… Belki dolaylı bir iz kalır sonrakilere, neden yaptıklarını bilmedikleri bir hareket, ne anlama geldiğini bilmeden mırıldandıkları bir söz… Yaşarken çok kıymet verdiğimiz, hayatın akışını değiştiriyormuşuz gibi hissettiğimiz o eylemlerimizin uçuculuğunu anlayabilmek, insan kibrime iyi geldi…
Varsa söylemek istediğiniz, instagram linki aşağıda… Haberleşiriz.
Wed, 11 Jun 2025 - 42min - 51 - Vahşiler ve Duygusallar - Javier Marias / Futbol Yazıları
Sevgili eşim için futbol konuştuğumu duymak müthiş bi gerginlik yaratıyordur eminim, o kara gün bugün…
Ama daha çok çocukluktan, kulüp kültürünün korunmasından, sürekli kazanmak gerekmesinin geçmişin başarılarını unutturuyor oluşundan, bir sahne önü karakteri olan oyuncunun tarzından, gol sevincinden, yenilgiyi göğüsleyişi, bir tribün dolusu taraftarın sevgisini ve öfkesini üzerinde hissetmesinden bahsedeceğiz.
Bölüme ilişkin söylemek istediğiniz bir şey varsa aşağıdaki linkten Instagram hesabımıza giderek bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz.
Wed, 04 Jun 2025 - 26min - 50 - Ansuz - Defne Çizakça
Defne Çizakça’mızın farklı dillerde konuşan cadıların kuyruklarını birbirine bağlamayı başarabildiği son kitabı ANSUZ, “politik bir büyü” 💫
Bir masallar kitabı “Ansuz”. Ondan bahsetmeye çalıştığım, bi yandan da self-therapy’ye dönen bu bölümle ilgili düşünüyorum da, belki de aksi mümkün değildi… Masallar katman katman, size hangi katman konuşuyorsa, o zamanda oradan dinliyorsunuz.
Bölüme dair söylemek istediğiniz bir şey varsa, aşağıdaki linkten Instagram profilimize giderek
bölüme ilişkin postun altına yoeum bırakabilirsiniz.
Wed, 28 May 2025 - 25min - 49 - Ailem ve Öteki Hayvanlar - Gerald Durrell / Korfu Üçlemesi
İngiltere’nin soğuk ve nemli havasından kaçıp Yunanistan’ın Korfu Adası’na yerleşen bir anne ve 4 çocuğunun hikayesi.
Drama yok, elem yok, keder yok.
Siesta var, hayvanlar var, şakalaşmalar ve taşındıkları adamın tadını sonuna kadar çıkaran insanlar var.
Gerald Durrell İngiltere’nin ünlü doğa gözlemcilerinden biri. Soyu tükenmekte olan hayvanlar için kurduğu bir bakım merkezi ve çok sevilen BBC belgeselleri var. Otobiyografik ögeler taşıyan bu kitabında çocukluğunda yaşadıkları Korfu Adası’nın onun hayvanlara olan merakını büyüteceği mükemmel bir ekosistem olduğunu görüyoruz.
Kitaba dair söylemek istedikleriniz varsa, aşağıdaki linkten instagram profilimize gidebilir,
bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz.
https://www.instagram.com/benbikitapokudum?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA%3D%3D&utm_source=qr
Wed, 21 May 2025 - 38min - 48 - Mekan Yaratmak - Jennifer M. Groh
Duyu organlarımızın dış dünyadan aldığı datayı beyin nasıl kodluyor? O kod bir hatıraya dönüşüp nasıl tekrar şekilleniyor?
Görme duyusu, diğer tüm duyuların bir teyit mekanizması olarak çalışıyor? Beynin yarısından fazlası görsel uyarana tepki veriyor; üstelik hatırlama gibi fonksiyonlarda da beynin yine bölgeleri cevap veriyor.
Zaman en önemli mesafe ölçme aracı, tüm dataların bir önceki an ile kıyaslanması ile farklar analiz ediliyor.
Bölümle ilgili yorumlarınızı aşağıdaki linkten Instagram hesabımıza giderek bölüme ilişkin postun altına bırakabilirsiniz.
Wed, 14 May 2025 - 39min - 47 - Bir Antikahramanın Hatıra Defteri - Kornel Filipowicz
“Bebeğim, sen apolitik değil, korkaksın!”
1. ve 2. Dünya Savaşları’nın sonunda hep kazanana hak veren, tek derdi hayatta kalmak ve kazanımlarını korumak olan kahramanımız, içinden geçtiğimiz dönemde iyi bir özeleştiri fırsatı da sunuyor.
Tarihin doğru tarafında durmanım gönül rahatlığını yaşayabilmek herkese nasip olmuyor.
Kitapla ya da bölümle ilgili fikirlerinizi aşağıdaki linkten instagram profilimize giderek bölüme ilişkin postun altına yorum olarak bırakabilirsiniz.
Wed, 07 May 2025 - 13min - 46 - Gecelerin Kitabı - Sylvie Germain
Şimdiye kadar okuduğum doğum oranı en yüksek kitaptı!
İlk Dünya Savaşından önce başlayıp 2. Dünya Savaşının bitmesine kadarki bir zaman çizelgesinde, savaşın yıkıcı deliliği sonucu dünyaya gelen bir adamın yine savaşın getirdiği ölüm ve deliliklere, büyükannesinin kendisine bıraktığı tek mirası olan gülümsemesi sayesinde katlanabilmesinin büyülü hikayesi…
Kitaba dair yorumlarınız varsa aşağıdaki linkten Instagram hesabımıza giderek bölüme ilişkin postun altına yorum olarak bırakabilirsiniz.
https://www.instagram.com/benbikitapokudum?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA%3D%3D&utm_source=qr
Wed, 30 Apr 2025 - 35min - 45 - Huzur - Ahmet Hamdi Tanpınar
Başıma bi şey gelmeyecekse tüm karakterler ak pak çizilmişken Tanpınar’ın ideal Türkiye’sine uymayan, sorgulayan tek karakter olan Suat’ın tüm kötülüklerin yuvası haline gelmesini fazla manipülatif buldum.
Tanpınar tüm kitap boyunca yeni Türkiye’nin geçmiş mirasını unutmadan modernleşmesi gerektiğini oldukça didaktik bir ifadeyle savunmuş. Sahip çıkmak istediği geçmiş mirası da sadece Osmanlı Müslüman geleneklere sıkışmış. Başka türlüsü mümkün mü, eskiye dair bir bağ hissetmiyorum, diyen Suat zaten hızlıca dinsiz, hemen arkasından da çapkın ve şerefsiz olup ölürken bile milletin mutluluğunun ortasına incir ağacı dikmeyi becermiş. Uyum sağlamayanı, sağlayamayanı böyle şeytanlaştırmak, geçiş süreçleri, bir şeye bağlanmadan yaşanabilecek arada bir yerler olması imkansızmış gibi hemen diğer uca savurmak bana tehlikeli geldi açıkçası.
Kitaba ve bölüme dair fikirlerinizi aşağıdaki linkten instagram hesabımıza giderek bölüme ilişkin postun altına bırakabilirsiniz.
Wed, 23 Apr 2025 - 28min - 44 - Çocuk Yasası - Ian McEwan
Tıp- Hukuk-İnançlar ekseninde erdemli davranışı bulma çabası…
Çocuğun yüksek hayrını gözeterek onu ailesinden, hatta inancından korumak hukukun görevi. Ama yasa koyucu ve uygulayıcı böyle önemli kararlar alabilecek kadar üstün bir kişi mi? Neticede bu kararları veren de kusurlu bir insan değil mi?
Ian McEwan rahattayken erdemli olmanın kolay olduğunu ama şartlar çetrefilli hale gelince doğru davranış diye bir şeyin pek de olmadığını tüm insanlığa kanıtlamak istercesine üretken bir yazar. Her kitabı ayrı bir vicdani paradoks.
Kitapla ilgili fikirlerinizi aşağıdaki linkten instagram hesabımıza giderek bölüme ilişkin postun altına bırakabilirsiniz.
Wed, 16 Apr 2025 - 30min - 43 - Ruhlar Evi - Isabel Allende
Şili’de uzun yıllar toprak ve nüfuz sahibi liberaller, en azından ortada bir sandık olduğu için, seçimle yönetimdeydiler. Topraklarında çalışan işçilerin nasıl yaşaması, düşünmesi gerektiğine tabii ki toprak sahipleri karar verirdi; uzun yıllar bu korku ikliminde özgürce patronlara oy verdiler.
Patronlar kibirliydi; seçimlerde defalarca kez alt ettikleri sosyalist adayın, her seçim gezisinde işçilerine daha fazla temas ettiğini fark edemediler. 1970 seçimlerinde yoldaş başkan Salvador Allende seçimle yönetime geldi.
Toprak sahipleri kızgındı. Ekonomik güç onlardaydı. Ülkede insan hakları konusunda ilerleme yaşanıyor ama para kaybetmeyi göze alan patronlar piyasaya mal sürülmesini engelliyordu. İşçiler ilk defa doğru düzgün para kazanıyor ama kazandıkları para ile satın alacak mal bulamıyor, yokluk çekiyorlardı. Amerika, yanıbaşında filizlenen bu sosyalist hareketi, patronlara ve askere maddi destek sağlayarak baltalıyordu. Asker yasa dışı yollarla güçlendirilmişti.
1973’te askeri darbe ile yoldaş başkanın yönetimi sona erdi. Yoldaş başkanın intihar ettiği söylentisi vardır ama kimse de bilemedi. Sosyalist liderler işkenceler görerek öldürüldü, sosyalist görüşü benimsemiz kişiler işkenceler görerek öldürüldü… Yakalanırsa öleceğini ve bu düzenin değişmesi için kendilerinin de silahlanması gerektiğine inanan sağ kalan sosyalistler militarize oldular. Ülkede bir gelecek kalmadığını fark edenler büyük elçiliklere kaçak yollarla sığınıp mülteci oldular.
Bu mültecilerden biri de yoldaş başkanın kuzeninin kızı Isabel Allende’ydi. 1981 yılında 8 ocakta ölüm döşeğindeki dedesine bir mektup yazmaya başlayan Allende, kendisini bir aile ve ülke geçmişini kurgulayarak sağaltırken bulmuş. O zamandan beri Isabel Allende yeni kitaplarına başlamak üzere 8 ocaklarda hep masasının başında hazır bulunmuş.
Kalınca bir kitap bu. İlk 400 sayfada büyülü bir dünya, mistik ögeler, imkansız aşklar yaşanırken dipten akan politika, son 150 sayfada brüt bir gerçeklik olarak tüm olayların üstünde yaşanan, tüm olayları kaplayıp değersiz kılan soğuk gücünü gösteriyor. Aşk yaşayabilmek bile politiktir.
Beni Allende ile tanıştıran sevgili Defne Çizakça’ya sevgiler.
Kitap hakkındaki görüşlerinizi paylaşmak isterseniz aşağıdaki linkten instagram hesabımıza giderek bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz.
Wed, 09 Apr 2025 - 42min - 42 - Amerika’ya Hoş Geldiniz - Linda Boström Knausgard
Olaylara kapılıp giden hayatımız üzerinde o kadar az söz hakkımız var ki, bunu ancak bir mahrumiyet grevi sırasında fark ediyoruz. Susarak cezalandırmanın yaygın olduğu bir toplumuz biz, konuyu biliriz.
Bizim eylemlerimizin, sonucu etkilemediğini hissedersek yokluğumuzu bir eyleme dönüştürmeyi biliriz.
Kaydı 20 gün kadar önce almıştım ama bugünkü Satın Almama Günü ile derinden bir bağı olduğunu hissediyorum.
Siz bizi duymuyorsanız, biz de sizi yokluğumuzla sınıyoruz.
Kitaba dair bir yorumunuz varsa aşağıdaki linkten instagram’a giderek bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz.
https://www.instagram.com/benbikitapokudum?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA%3D%3D&utm_source=qr
Wed, 02 Apr 2025 - 14min - 41 - Ölü Yıldızlar - Alvaro Bisama
Bu kaydı 15-20 gün önce almıştım.
Kayıtta diyorum ki:
“Eğer bi siyasi ideolojinin merkezindeki kişilerden değil de
en dış halkasındaki üyelerinden (mesela öğrencilerden) çok şey bekleniyorsaemek verilen şeyin samimiyetini ve gücünü sorgulamak lazım; kişisel olarak kaybettiğiniz şeyleri size kimse geri vermeyecek.”
Bugün de hala böyle düşünüyorum.
Özel bir süreçten geçiyoruz ve şimdiye kadar görmediğim, yapıcı bir siyasi temas gözlemliyorum.
Yine de kaydı editlemeyeceğim, fikrimi değiştirmeyeceğim.
Herkes kaybedebileceği şeyin riskini ölçüp biçerek almalı.
Kimseye güvenmemek gerektiğini, insanların değişebileceğini, feda edilebilirliğimizi maalesef daha önce çok iyi öğrendik. Umarım bu sefer her şey çok güzel olur.
Söylemek istediğiniz bir şey olursa aşağıdaki linkten instagram hesabımıza giderek bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz.
Wed, 26 Mar 2025 - 23min - 40 - Batı’dan Önce - Ayşe Zarakol
Tarihi bugünden geriye doğru okumaya çalıştığımızda sanki “Büyük Güç” olmak Batı’nın hamurunda varmış, başka türlü olması düşünülemezmiş gibi yanılsamalara düşebiliyoruz. Oysa 18. yy’a kadar dünya yönetiminde, sanatında, ticaretinde Batı’nın neredeyse adı bile anılmazken 13. yy’a damgasını vurmuş Cengiz’in dünyayı yöneten tek bir lider olma düsturunun etkileri 5 yüzyıl boyunca etkisini sürdürdü.
Düzenler gelir, geçer, değişir, etkilenir…
Bu dünya Cengiz’e kalmamış,
Batı medeniyetlerine hiç kalmaz, diyebilir miyiz?
Konuya dair söylemek istedikleriniz olursa aşağıdaki linkten instagram profilimize giderek bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz.
Wed, 19 Mar 2025 - 33min - 39 - Usta ile Margarita - Mihail Bulgakov
Kendinizi akışa bırakırsanız harika bir sirk gösterisi izlemiş gibi olacaksınız. Ama gösteri çıkışında “bana anlatılmak istenen neydi?” diye sorduğunuzda Ateist Rejimi, bürokrasiyi, niteliksizleşmiş yandaş edebiyatı eleştirdiği için yazarı hayattayken basılamamış, sonunda basıldığındaysa sansüre uğramış ama bu yüzden de 20. yüzyılın en önemli yasaklı kitaplarından biri olarak popülerleşmiş bir kitapla karşılaşacaksınız.
İsa’yı çarmıha gönderdiği için içi rahat olmayan Roma Valisi’ni konu alan bir roman yazdığı için ateist sansürcü eleştirilere maruz kalan Usta, en sonunda akıl hastanesine kaldırıldı. Sevgilisinin birden ortadan kaybolmasının ardından derin bir yas süreci yaşayan Margarita ise sevgilisine tekrar kavuşabilmek karşılığında ruhunu Şeytan’a sattı. Şeytan’la yaptıkları anlaşma sonucu kavuşan çifte bir ödül de romanı okuyan İsa tarafından verildi, Şeytan’dan çifti hizmetine almasını ve ödüllendirmesini istedi. Huzuru hak etmişlerdi ama ebedi mutluluğu değil…
Varsa yorumlarınızı aşağıdaki linkten instagram hesabımıza giderek bölüme ilişkin postun altına bırakabilirsiniz.
https://www.instagram.com/benbikitapokudum?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA%3D%3D&utm_source=qr
Wed, 12 Mar 2025 - 23min - 38 - Nisvan-ı İslam (İslam Kadınları) - Fatma Aliye Hanım
Haremlerin mahremiyeti, dışarıdan gelen seyyahların bilgi almasını zorlaştırınca boşlukları hayalgücü tamamlamış, biraz da fantazi katılmış. Böyle olunca Osmanlı’nın son döneminde müslüman bir Osmanlı kadınının yaşayışı ile ilgili yanlış bilgiler yayılmış. Fatma Aliye iyi eğitim almış, dil bilen az sayıda Osmanlı kadınından biri olarak seyyahların eşlerine ya da o dönemde yaygınlaşmaya başlayan hanım gezginlere refakat ediyor, onları evlerinde ağırlıyor, yaşayışlarının aslını sergileyip soruları yanıtlıyor.
Cariyelik, çokeşlilik ve giyim konuları üzerinde yoğunlaşarak bu yabancı hanımların ziyaretlerinden kesitler paylaşıyor.
Fatma Aliye’nin hem eğitimi hem de ekonomik gücü dolayısıyla oldukça ayrıcalıklı ve küçük bir zümreye tabii olduğunu, dinini ve ülkesini temsil göreviyle suistimal edilmeye yatkın konuların hedeflenen ideal hallerini izah ettiğini unutmamak gerek.
Paylaşmak istediğiniz fikirleriniz varsa aşağıdaki linkten instagram profilimize gidebilir, bölüme ilişki postun altına yorum bırakabilirsiniz.
Wed, 05 Mar 2025 - 24min - 37 - Kadimzamanlar ve Diğer Vakitler - Olga Tokarczuk
Müthiş masalsı bir dil kullanımı olduğu için olayların fasülye sırığına tırmanıp gittiğiniz devler ülkesinde yaşandığını sanabilirsiniz ama 1. Dünya Savaşı’nın başından 1970’lere doğru uzanırken Polonya’nın bir köyündeyiz. Sıradan bir ailenin yaşam çizgisi üzerinden hikayeyi takip edebilecek olsak da beni en çok etkileyenler, toplumun dışına itilmiş ama kendi içinde tutarlı yaşamları olan yan karakterlerdi.
Hayat kadını olduğu için köyden uzaklaştırılıp ormanda yaşamaya başlayan Başak birlikte olduğu adamların onun üzerine çıkmasına hiç izin vermedi, çünkü onlarla eşitti.
Delirmek için çok sebebi olsa da bir günde değil, gökteki ay onu dikizlemeye başlayınca yavaş yavaş hayvanlarla iletişim kurmaya başlayan nineyi köpekler insanlardan daha kolay anladı.
Atalarından yadigar malına, mülküne genç Sovyet Devlet tarafından el konulurken Toprak Sahibi, varoluşsal sorularına cevap aradığı Oyun sayesinde rüyalarını kontrol edebilmeyi öğrendi. Sahip olduğu her şeyi alsınlar, rüyaları sayesinde istediği her şeye o zaten sahipti.
Kitap üzerine konuşmak isterseniz instagram linki aşağıda; bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz.
Wed, 26 Feb 2025 - 31min - 36 - Doğum Gününün İcadı - Jean-Claude Schmitt
Doğumgünü kutlayabilmek için öncelikle bir takvime ve hesap yapabilecek kadar matematiğe ihtiyaç var. Yani çok uzun süre sadece hükümdarların ve çevrelerindekinin erişebileceği eğitim ve imkanlardan bahsediyoruz.
Antik Roma’da da yöneticilerin ve soyluların erişebildiği bu imkanların sonucu olan kutlamalar Hristiyanlıkla beraber OrtaÇağ boyunca neredeyse tamamen yok olmuş. Hristiyanlıkta doğum, ilk günahın nihai sonucu olduğu için doğumgünü kutlamak yasaklanmış. Bazı kraliyet mensuplarının ara ara doğumgünü anılıyor olsa da kutlama diyebileceğimiz en eski belgelerden biri Marco Polo’nun Kubilay Han’ın doğumgünü için verilen ziyafet tasvirleriymiş.
Yine de temel hayatta kalma dertlerinden arınmış bazı soyluların hayatlarındaki ilerlemeyi belgeleme isteği bazı günlükler, hatıratlar yaratmalarına sebep olmuş.
Doğumgünü konusunun Rönesans döneminde tekrar popülerleşmesinin en büyük nedenlerinden biri soyluların astrolojiye olan meraklarıyken, doğumgünü kavramının halka inmesi - her konuda olduğu gibi - Fransız Devrimi’ni bulmuş.
Pastasına yaşı kadar mum dikilip hemen her yıl doğumgünü kutladığı belgelenen ilk kişi ise 1802’de Goethe kabul edilmiş.
Hangi ekin zamanı doğduğunuzu biliyorsanız aşağıda instagram linkimiz var, bölüme ilişkin postun altında yorumlarda buluşabiliriz.
Wed, 19 Feb 2025 - 22min - 35 - Peygamberin Şarkısı - Paul Lynch
Kalbim paramparça; birilerinin distopyası, bizim hayatımız…
Kitabın distopik olan tek tarafı olayların İrlanda’da yaşanmasıydı sanırım. Normal bir hayatları olması gereken, eğitimli, orta gelirli, 4 çocuklu bir ailenin gittikçe otoriterleşen yönetimle beraber marjinalleşmesini, dağılmadını, azalmasını okuyoruz. Tahmin etmediğimiz hiçbir şey olmuyor. Anayasal hakların olağan üstü hal kanunlarıyla ihlal edilmesi, haberleşme ve bilgi alma özgürlüklerinin kısıtlanması, internet ve elektrik kesintileri, direniş gruplarının silahlanması, enflasyon, yetkili pozisyonlara rejim destekçilerinin getirilmesi, yargılanmadan yapılan tutuklamalar, yaşı büyütülmüş çocukları düşman bellemeler, krizi fırsata çevirmeyi akıllılık zanneden vicdansızlar, kıyıya vuran şişme botlar…
Orta Doğu’da yaşayan bir kadın olarak evlatlarını nedensiz yitiren annelerin sesini çok yakından duyuyorum ben. Edebi bir metin olarak, sanat haline getirilip estetize edilmesini, kurgulanmasını okuyabilecek mental stabilitede olmadığımı fark ettim bu vesileyle…
Instagram linki aşağıda, varsa demek istediğiniz gelin, konuşuruz.
https://www.instagram.com/benbikitapokudum?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA%3D%3D&utm_source=qr
Wed, 12 Feb 2025 - 23min - 34 - Resimleri Okumak- Alberto Manguel
Kelime dağarcığı gibi görsel bir dağarcığımız da var. Şimdiye kadar gördüklerimizin çeşitliliği, bunlara dair meraklarımız, meraklarımızın bizi götürdüğü yerde edindiğimiz bilgiler dünyayı görüşümüzü ve algılayışımızı etkiliyor. Bir görsel sanat eserinin karşısına geçtiğimizde onunla ilgili çıkarım yapmakta zorlanıyorsak kullanabileceğimiz bazı teknikler var.
Alberto Manguel, kendisi bir eserin karşısına geçtiğinde onu değerlendirirken nasıl süreçler izlediğini belli eserler üzerinden paylaşmış.Benim anladığım kadarıyla bu teknikler üzerine biraz konuştuk.
Eğer bölümle ilgili söylemek istediğiniz bir şey olursa aşağıdaki link instagram profilimize gidiyor; bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz.
Wed, 05 Feb 2025 - 30min - 33 - Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş - Jose Saramago
Öyle bir zamana denk geldiki,ölüm kelimesi her geçtiğinde yüreğim sıkıştı. Kartalkaya’daki otel yangınında kaybettiğimiz her bir can için hala yas içindeyim. Toplum olarak beraber, huzurla yaşayabilmemiz adına bu önlenebilir kazaların tekrarlanmaması için hakkaniyetli sistemlerin en kısa sürede tekrar kurulmasını diliyorum.
Kitabın ilk kısmındaki toplum ve din eleştirileri oldukça direkt olduğu için ölümün tekrar geri dönmesi ile beraber başlayan kısma odaklanmak istiyorum. Ölümün ona verilen görevi her gün, tamı tamına yapan biriyken ona edilen sitemlere alınarak toplumu, yokluğu ile sınayan bir kadın oluşu, geri döndükten sonra sistemini daha kendine özgü bir romantizmle yapmak isteyişi ve her değişen düzende olduğu gibi bir hata oluşması, hatayı çözeyim derken hatasına aşık olması, işini didaktik bir şekilde yapan birinden kusurlarıyla yaşayan birine dönümünün tamamlanması… Ölüm okumaktan fazla kaçındığım için yanlışlıkla feminist okuma mı yaptım, ne oldu emin değilim… Bu sefer de böyle oldu…
Söylemek istediğiniz bir şey varsa aşağıdaki linkten instagram hesabımıza gidip bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz.
https://www.instagram.com/benbikitapokudum?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA%3D%3D&utm_source=qrr
Wed, 29 Jan 2025 - 24min - 32 - Yenilgiden Sonra - Ayşe Zarakol
Sosyal, ekonomik, siyasal tüm değerlerimizi batıya odaklı kuruyoruz. Modern devlet yapısını ilk kuran Vestfalya Devletleri arasında olmayan “Doğulu”lar, aslında o kadar da Doğulu olmadıkları, onlardan Doğulu daha neler neler olduğu, kendilerinin neredeyse Batılı birer Doğulu olup Doğuluları medeniyete eriştirecek köprü görevi gördükleri iddialarıyla statülerini arttırmaya çalışıyorlar. Lekeli, lekeli olduğunun farkında… Ne kadar haksızlık olduğunu düşünse de lekeli olmanın utancını içselleştirmişdurumda.
Türkiye, Japonya ve Rusya’nın batılılaşma politikaları, Batı’ya yenilen büyük imparatorlukların devamı niteliğindeki bu ülkelerin izleyebilecekleri en iyi yöntem miydi?
Konuya dair fikirlerinizi paylaşmak isterseniz aşağıdaki linkten instagram hesabımıza gidebilir, bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz.
https://www.instagram.com/benbikitapokudum?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA%3D%3D&utm_source=qr
Wed, 22 Jan 2025 - 27min - 31 - Kairos. - Jenny Erpenbeck
Aynı yüzyıl içinde 34 yıl arayla doğan Hans ve Katharina’nın Doğu Berlin’de duvar yıkılmadan önce başlayan ilişkileri, duvarın aksine bir günde değil yıllar içinde, günden güne, şiddetin farklı şekilleriyle örselenip yıkıldı.
Ne kadar çarpıcı izler bırakmış olsa da Sosyalist rejimden çıkan çoğu ülkenin söylediği gibi, Hans’ın Katharina’ya yaşattığı ilişki “o kadar da kötü değildi”.
Anlıyoruz ki kitap, adını aldığı “şanslı anlar tanrısı” ile pek çok kez karşılaşmış. Çevirmeni Regaip Minareci ile buluşması da bu anlardan biri olmalı. Mugamag kitap kulübünün davetiyle kitap üzerine konuştukları yayının linkini aşağıya bırakıyorum. Kitabı ve yazarı bu kadar sevip sahiplenen kaç çevirmen vardır, kaç kitap bu kadar şanslıdır bilemiyorum. Yayında öğrendim ki Erpenbeck’in dikkatli okuyucuları metindeki ipuçlarını takip ederek metinin otobiyografik ögeler taşıdığını ifşa etmişler. Bunun üzerine ilişki için söylenebilecek hiçbir şey kalmıyor benim için. Döneme dair ne söylediğini anlamaya odaklandım.
https://youtu.be/XWoFOrZG21k?si=aadh_DSlWdycz0RV
Kitaba dair söylemek istedikleriniz var aşağıdaki linkten instagram profilimize giderek bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz.
https://www.instagram.com/benbikitapokudum?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA%3D%3D&utm_source=qr
Wed, 15 Jan 2025 - 27min - 30 - Normal Efsanesi - Gabor Mate
Bireyin sağlık ve mutluluğunun, politika ve ekonomiden ayrı düşünülemeyeceğinin manifestosu.
Travmanızın temeline inip baktığınızda orada toplumsal normlara dönüşmüş siyasi bir çıktı vardır. Irkçılık, sınıf ayrımı, toplumsal cinsiyet rolleri, bağımlılıklar, hastalıklar ve tedavi yöntemleri politiktir. Değiştirmeye gücümüzün yetmeyeceği hissiyle büyüdüğümüz bu düzenin içinde gösterebileceğimiz en büyük direniş ise özgünlüğümüze sahip çıkabilmektir.
Normal olduğunu iddia edenler aşağıdaki linkten instagram profilimize giderek bölüme ilişkin postun altına beyanlarını bırakabilirler.
https://www.instagram.com/benbikitapokudum?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA%3D%3D&utm_source=qr
Tue, 07 Jan 2025 - 29min - 29 - Sabahın Üçü - Gianrico Carofiglio
Bir baba-oğul, bir yol hikayesi…
Gerçekliğin çok küçük bir kısmına hakimiz; geri kalanını izlenimler, dedikodular, zanlarla dolduruyor ve temel değerlerimizi bu kısıtlı perspektifin üzerine kuruyoruz.
Kitaba dair yorumlarınız varsa aşağıdaki linkten instagram hesabımıza gidebilir, bölüme ilişkin postun altına yorum bırakabilirsiniz.
https://www.instagram.com/benbikitapokudum/profilecard/?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA==
Wed, 01 Jan 2025 - 25min - 28 - Kayıp Kitapların İzinde - Giorgio Van Straten
Kayıp 8 romanla ilgili dedikoduların olduğu bu kitaptan birkaç söylenti paylaştım sizinle. Kimisi eski eşin trende çaldırdığı bavulda, kimisi ırkçılığın kol gezdiği dönemlerde yasadışı yollardan aşılmaya çalışılan sınırlarda kaybolmuşsa da yoklukları bile ilham vermelerini engelleyememiş. Bazılarının hiç var olmaması bile mümkünken, bazılarının görgü tanıkları bir kopyalarını almamak için etik savaşlar vermiş. Kimisi yazarının ölümünden sonra eşinin sadakatiyle imha edilmiş, kimisinin varlığı yazarın hareketli özel hayatı nedeniyle başkalarına yürek sektesi geçirtmiş.
Teknoloji öncesi dönemde bir belgeyi kaybetmek bir anlık mesele…
Üstelik kağıtların bu kadar yanıcı olduğunu da unutuyoruz günümüzde…
Bölüme ilişkin söylemek istediklerinizi ya da bu kayıp romanların akıbetine dair dedikoduları paylaşmak isterseniz aşağıdaki instagram linkinde bölüme ilişkin postun altında buluşabiliriz.
https://www.instagram.com/benbikitapokudum/profilecard/?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA==
Sun, 29 Dec 2024 - 26min - 27 - Veda Etmiyorum - Han Kang
Arkasında yası tutulması gereken toplumsal yaraları olmayan bir toplum yok maalesef. Bu yaraların yasını tutmak, kayıplarını onurlandırmak için bazı cesur insanlar kendilerini görevlendirilmiş hissediyor ya da bunu yapmadan yaşamalarının bir anlamı kalmıyor. Bu zor görevi tamamlasalar da gördükleri, bildikleri artık onların herhangi biri gibi yaşamasına izin vermiyor.
“Veda Etmiyorum”da Güney Kore’nin güneyindeki Jeju Adası’da 1948’de yaşanan sivil katliamının yasını tuttuk. Yaralı jenerasyonların çocuklarıyız. Yas tutmayı öğrenmek, acımızla yüzleşmek ve kayıplarımızı onurlandırmak zorundayız.
Kitapla, Han Kang’la ya da bölümde ifade ederken zorlandığım konularda söylemek istedikleriniz varsa aşağıdaki linkte kitaba ilişkin postun altında buluşabiliriz.
https://www.instagram.com/benbikitapokudum/profilecard/?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA==
Wed, 25 Dec 2024 - 27min - 26 - G. - John Berger
“Anlasalar, severlerdi bence…” diye düşnürüz ya bazen, bu sefer anlamak, sevmeye yetmedi…
Kurguyu bir kenara bırakıp bırakıp verdiği tarihi ve politik bilgilerin yanı sıra anlaşılmayı zorlaştırmak adına kurguladığı alegorik dili (eğretileme) tercih etme nedenini de okuyucuya birer bir anlatmayı seçmiş. Okuyucu dediğin dikizleyicidir Sayın Berger, öyle tak diye göz kontağı kurup bize kendinizi izah etmeye başlamanız çok rahatsız edici. Siz ne düşünerek yazdıysanız, biz de öyle düşünerek okumak zorunda mıyız? Belli ki öyleyiz, sizi anlamak zorunda bıraktınız beni. Anladım ama yine de sevmedim… Anne-baba travmalı anti-kahraman Don Juan’ınıza dair de ne bir öfke ne de bir sempati beslemedim.
Sanat, bugün halk için değil galiba…
Sizin kitaba, John Berger’e ve benim okumaktan fellik fellik kaçtığım kitabı “Görme Biçimleri”ne dair bir yorumunuz varsa aşağıdaki linkten instagram hesabımızdaki bölüme ilişkin postun altında buluşabiliriz.
https://www.instagram.com/benbikitapokudum/profilecard/?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA==
Wed, 18 Dec 2024 - 25min - 25 - Melankolik Cinler Kılavuzu - Defne Çizakça
Bir masalı incelemek, o masalı büyütmek, sembollerini, arketiplerini, mesajlarını okuyabilmek demek ama benim bilgimle bu ne mümkün… Ben size bir en uzun gece kitabı önermiş olayım… Lanetli bir ansiklopedinin peşinde koştuğumuz, onu yazanlara kadar yolculuk ettiğimiz, yolculuğunuza eşlik eden insanların ve tüm diğer varlıkların hikayelerini dinlediğimiz, 12. evinde stelyum olan aşık olunmaması imkansız kadınların izini sürdüğümüz bir yetişkin masalı…
Ne oluyorsa aşktan, ne oluyorsa gariblikten…
Bölümle ya da kitapla ilgili söylemek istedikleriniz olursa aşağıdaki linkten instagram hesabımıza ulaşabilirsiniz. Bölüme ilişkin postun altında buluşabiliriz.
Mon, 09 Dec 2024 - 13min - 24 - Kefaret - Ian McEwan
Duyu organlarımız bile duygularımızdan özgür değil, biliyorsunuz. Gördüklerimize güvenip bildiklerimiz arasında bağlantı kurup “gerçek budur” dediğimizde içimiz rahat bir şekilde uyuyabilir miyiz? Gerçek olduğuna inandıklarımızın bedel ödettiği insanlardan nasıl özür dileyebiliriz? İstemeden bedel olduklarımızın kefaretini neyle ödeyebiliriz.
Kitapla ilgili söylemek istedikleriniz varsa aşağıdaki linki takip ederek instagram hesabındaki bölüme ilişkin postun altında buluşabiliriz.
https://www.instagram.com/benbikitapokudum/profilecard/?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA==
Fri, 06 Dec 2024 - 26min - 23 - Esme Lennox Nasıl Yok Oldu - Maggie O’Farrell
Çok değil, bundan 2-3 nesil önce, Avrupa’nın “medeniyet”inde itaat ettiremedikleri, asi tabiatlı, kırılmayan kadınlardan “Delirmiş bu!” diyerek kurtulabiliyorlardı! Düşünsene!
Bölüme ilişkin söylemek istedikleriniz olursa https://www.instagram.com/benbikitapokudum/profilecard/?igsh=MWJmNXkwajJmdWRueA==
linkteki bölüme ilişkin postun altında buluşalım.
Thu, 28 Nov 2024 - 17min - 22 - Sütçü - Anna Burns
1968-98 yılları arasında İrlanda’da 3 gruba ayrılmış iç siyaseti anlamaya benim kadar zaman harcar mısınız, bilemiyorum. Bizim sağcı-solcu zamanlarını düşünün. Gittiğin market, izlediğin kanal bile siyasi; her taraf kendi bölgesinin iktidarı, güvenliği, adaletini sağlıyor.
Tüm bunların arasındaysa bölgede politik anlamda güçlü bir konumdaki orta yaşlı bir adam, 18 yalında bir kızı takip etmeye, onun hakkında bilgi toplamaya, ansızın önüne çımaya, tanışmadıkları halde tanır gibi akıllar vermeye başlıyor. Onun zihnine sızıyor, korkularını canlandırıyor. Mahalle baskısı da eklenince kızın hayatını daracık bir yere kıstırıp onun kendi rızasıyla ona gelmesini sağlıyor.
Bugün 25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’ydü.
Bölüme ya da kitaba ilişkin yorumlarınızı instagram’da @benbikitapokudum hesabındaki bölüme ilişkin postun altına bırakabilirsiniz.
Mon, 25 Nov 2024 - 27min - 21 - Söyleme Bilmesinler - Şermin Yaşar
Aile dediğimiz sır saklamayı marifet sayan bir kurum. Oysa her sır, nedenini anlamadan sonuçlarına katlanan nesiller doğuruyor.
Bir babanın gençlik hatasının bedelini annelerinin hayata koyduğu tavır ile ödeyen üç erkek kardeş ve onların kurmaya çalıştıkları yeni ailelerin hikayesi…
Bölüme dair söylemek istedikleriniz olursa Instagram’da @benbikitapokudum hesabındaki bölüme ilişkin postun altında buluşabiliriz.
Mon, 18 Nov 2024 - 22min - 20 - Arkadaşlarım - Emmanuel Bove
Yolda geçerken onu gören insanların gün içinde aklına düşüp “acaba o zavallı adamın başına ne geldi?” desinler diye mahzun bir beden dili geliştiren Victor Baton için bu merak kırıntısı bile bir ilgi ve ilişkilenme şekli. O kadar yalnız ki yolda toplanan kalabalıkta kendine arkadaş seçip hayatına girebilmek için yanında yürüyor. Ama yoklukta yarışacak bu arkadaş adaylarıyla arasında bile bir hiyerarşi kurmakta, sevgilisi olanları kendinden üstün, yatacak yeri olmayanı ise kendinden aşağı görmekte hiç vakit kaybetmiyor.
Kitaba ya da bölüme dair söylemek istedikleriniz olursa Instagram’da @benbikitapokudum hesabında bölüme ilişkin postun altında buluşalım.
Sun, 17 Nov 2024 - 20min
Podcasts similares a Ben bi kitap okudum
Timurtaş Uçar — Vaaz Ahmet Çadırcı
Alem FM Alem FM
Kendine İyi Davran Beyhan Budak
Cevheri Güven Cevheri Güven
Kur'an Yolu Meali Diyanet Dijital
Kafa Radyo Podcast Kafa Radyo
Meksika Açmazı Karnaval
Süper FM - Doğan Canlı Yayında Karnaval
Metro FM - Aragaz Karnaval.com
Virgin Radio - Mesut Süre ile Rabarba Karnaval.com
Bay J Kral Müzik
Kuran Dinle Kuran Dinle
Ruşen Çakır Medyascope: Ruşen Çakır | Poddict
İLAHİ NEFESLER Mehmet Hâdi Duran
Radio Turquie Türkiye MoonZtar
قصص الأنبياء Podcast Record
Radyo Tiyatral radyotiyatral
Radyo Tiyatrosu Radyo Tiyatrosu
Radyo Tiyatrosu Dinle Radyo Tiyatrosu Dinle
Sadece Radyo Tiyatrosu Sadece Radyo Tiyatrosu
Sesli Kitap Dünyası Sesli Kitap Dünyası
Radyo Tiyatrosu TRT Dinle
Burda Olan Burda Kalır Zafer Algöz Can Yılmaz
سوالف طريق - ابو طلال الحمراني ابو طلال الحمراني
