Podcasts by Category

Şiir Sever

Şiir Sever

ŞiirSever

Eşsiz ve can alıcı şiirler hayat buluyor.

40 - Ümit Yaşar Oğuzcan - Bir Gün
0:00 / 0:00
1x
  • 40 - Ümit Yaşar Oğuzcan - Bir Gün

    bazı şiirler okunmaz, birine denk gelir. “bir gün” de öyle… insan okurken, uzaklarda bir yerlerde hâlâ güzel şeyler dileyebildiği birini hatırlıyor. bazı dilekler söylenmez, sadece içinden geçirilir. işte bu şiirde de insanın söyleyemediği şeylerin, kelimelere hiç ihtiyaç duymadan anlatılabildiğini hissediyorsun. belki de bazı insanlar, hayatından uzaklaşsa bile bir şiirin içinde kendine yeniden yer buluyor.

    Bir Gün

    Apansız uyanırsan gecenin bir yerindeGözlerin uzun uzun karanlığa dalarsaBir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerindeVe saatler gecikmiş zamanları çalarsaBil ki seni düşünüyorumBir vapur yanaşırsa rıhtımına bin, acilÖrtün karanlıkları masmavi denizlerdeVe dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasılO bütün özlemlerin koyulaştığı yerdeBil ki seni bekliyorumBir sabah gün doğarken aç perdelerini, bakSevinçle balkonuna konuyorsa martılarKendini tadılmamış derin bir hazza bırakDökülsün dudağından en umutlu şarkılarBil ki seni istiyorumGecelerden bir gece uyanırsan apansızUzaklarda elemli, garip bir kuş öterseBir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnızVe bir gün kabrimde bir kara gül biterseBil ki SENİ SEVİYORUM

    -Ümit Yaşar OĞUZCAN


    Sat, 05 Sep 2026 - 02min
  • 39 - Atilla İlhan - Böyle Bir Sevmek

    Atilla İlhan'ın bu şiiri, aşkın mutlu tarafını değil, insanı içten içe tüketen ve yalnızlaştıran tarafını anlatıyor. Atilla İlhan'ın en güçlü yaptığı şey de bu zaten; sevdayı bir hayal değil, insanın omzunda taşıdığı bir yük gibi hissettirmek. Okuyunca insanın aklına mutlaka bir kişi düşüyor...


    BÖYLE BİR SEVMEKne kadınlar sevdim zaten yoktularyağmur giyerlerdi sonbaharla birazıcık okşasam sanki çocuktularbıraksam korkudan gözleri sislenirne kadınlar sevdim zaten yoktularböyle bir sevmek görülmemiştirhayır sanmayın ki beni unuttularhâlâ arasıra mektupları gelirgerçek değildiler birer umuttulareski bir şarkı belki bir şiirne kadınlar sevdim zaten yoktularböyle bir sevmek görülmemiştiryalnızlıklarımda elimden tuttularuzak fısıltıları içimi ürpertirsanki gökyüzünde bir buluttularnereye kayboldular şimdi kimbilirne kadınlar sevdim zaten yoktularböyle bir sevmek görülmemiştir

    - ATİLLA İLHAN




    Mon, 01 Jun 2026 - 02min
  • 38 - Ümit Yaşar Oğuzcan - Bir Gece Ansızın Gelebilirim

    Melankolinin zirve yaptığı, saplantılı bir aşkın manifestosu. İşte Ümit Yaşar Oğuzcan'dan Bir Gece Ansızın Gelebilirim:


    Bu kadar yürekten çağırma beniBir gece ansızın gelebilirimBeni bekliyorsan, uyumamışsanSevinçten kapında ölebilirimBelki de hayata yeni başlarımİçimde küllenen kor alevlenirBakarsın hiç gitmem kölen olurumBelki de seversin beni kimbilirKal dersen, dağlarca severim seniBir deniz olurum ayaklarındaAşk bu özleyiş bu, hiç belli olmazKalbim duruverir dudaklarında.Ya da unuturum kim olduğumuHatırlamam belki adımı bileBelki de çıldırır, deli olurumSana kavuşmanın heycanıyleAşk bu, bilinir mi nereye varırNe durdurur özlemini, seveniBakarsın ansızın gelebilirimBu kadar yürekten çağırma beni.

    -Ümit Yaşar OĞUZCAN

    Sat, 03 Jan 2026 - 02min
  • 37 - Atilla İlhan - Bitsin Dedik

    Bu şiir, bir bekleyişin ortasında sıkışıp kalmış bir ruhun, yokluğun derinliklerinde yankılanan sessiz çığlığı gibi. Gecenin rüzgârında savrulan bulutlar, yalnızlığın birer metaforu; her biri uzaklaşırken geride bıraktığı iz, unutulmuş bir aşkın silüeti. Şairin gözleri, artık bir anlam taşımayan bir ufka bakarken, dans eden bir hayal kadar gerçek olmayan bir sevgiliyi izliyor.

    “Sarmaşıklı ev” bir zamanlar güvenin ve huzurun sembolüydü, şimdi ise yalnızca geçmişin hayaleti. “Her akşamki keman” notalarını kaybetmiş; komşunun melodileri susmuş. Şair, bir zamanlar doldurulmuş olan tüm boşlukların şimdi yankılandığı bir sessizlik içinde.

    Ve sen… Neredesin? Bunu sadece şair değil, okuyucu da hissediyor. Sanki bu soruyu hepimiz birine sormuşuz gibi: "Neredesin?" Belki de bir insanın diğerine en içten fısıldadığı cümlelerden biri bu.

    “İşte kalbim, işte şiirlerim,” derken şair, varoluşunun tüm çıplaklığını ortaya seriyor. Artık ne bir maske var ne de bir mesafe. Sevilen kişiye dönük bir özlem var, ama aynı zamanda bir teslimiyet. “Sen gelsen,” diye başlayan her kelime, gerçekleşmeyecek bir ihtimale tutunmanın acısını anlatıyor.

    Rüzgâr, gece ve sonbahar yıldızları arasında bir kalbin kendine bile itiraf edemediği kaybı anlatıyor.

    Son cümle ise insanı darmadağın eden bir kapanış: “Ağlasam.” Çünkü bazen gözyaşları, kelimelerin ifade edemediği duyguların tercümanıdır. Bu şiir, her dizesinde hem bizi hem de kendi yaralarını ağlatıyor.

    -Bitsin Dedik bitsin dedik bitmedi beklemek

    İşte gece rüzgarlı gece

    işte bulutlar almış başını gidiyor

    yine bensiz dans edeceksin demek

    müzik sen sahnede sahne rüzgarda

    gözlerin gözlerin uzaklarda

    ben kimim yağmurlar içinde mahzun

    nerde saadetimiz nerde sarmaşıklı ev

    nerde her akşamki kemanı komşumuzun

    ya sen nerdesin nerdesin

    işte rüzgar işte sonbahar yıldızları

    işte kalbim işte şiirlerimsen

    gelsen elini alnıma koysan

    saçlarını öpsem

    ağlasam...


    -Atilla İlhan

    Tue, 31 Dec 2024 - 03min
  • 36 - Atilla İlhan - Ayrılık Sevdaya Dahil

    Ayrılık sonrası akla gelip can yakan işte bu şiir! Ayrılık Sevdaya Dahil

    açılmış sarmaşık gülleri
    kokularıyla baygın
    en görkemli saatinde yıldız alacasının
    gizli bir yılan gibi yuvalanmış
    içimde keder
    uzak bir telefonda ağlayan
    yağmurlu genç kadın

    rüzgâr
    uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
    mor kıvılcımlar geçiyor
    dağınık yalnızlığımdan
    onu çok arıyorum onu çok arıyorum
    heryerinde vücudumun
    ağır yanık sızıları
    bir yerlere yıldırım düşüyorum
    ayrılığımızı hissettiğim an
    demirler eriyor hırsımdan

    ay ışığına batmış
    karabiber ağaçları
    gümüş tozu
    gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar
    yaseminler unutulmuş
    tedirgin gülümser
    çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
    çünkü ayrılık da sevdâya dahil
    çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
    hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
    her an ötekisiyle birlikte
    herşey onunla ilgili

    telâşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
    gittikçe genişleyen
    yakılmış ot kokusu
    yıldızlar inanılmayacak bir irilikte
    yansımalar tutmuş bütün sâhili
    çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
    öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
    çünkü ayrılık da sevdâya dahil
    çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili

    yalnızlık
    hızla alçalan bulutlar
    karanlık bir ağırlık
    hava ağır toprak ağır yaprak ağır
    su tozları yağıyor üstümüze
    özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
    eflatuna çalar puslu lacivert
    bir sis kuşattı ormanı
    karanlık çöktü denize
    yalnızlık
    çakmak taşı gibi sert
    elmas gibi keskin
    ne yanına dönsen bir yerin kesilir
    fenâ kan kaybedersin
    kapını bir çalan olmadı mı hele
    elini bir tutan
    bilekleri bembeyaz kuğu boynu
    parmakları uzun ve ince
    sımsıcak bakışları suç ortağı
    kaçamak gülüşleri gizlice
    yalnızların en büyük sorunu
    tek başına özgürlük ne işe yarayacak
    bir türlü çözemedikleri bu
    ölü bir gezegenin
    soğuk tenhalığına
    benzemesin diye
    özgürlük mutlaka paylaşılacak
    suç ortağı bir sevgiliyle

    sanmıştık ki ikimiz
    yeryüzünde ancak
    birbirimiz için varız
    ikimiz sanmıştık ki
    tek kişilik bir yalnızlığa bile
    rahatça sığarız
    hiç yanılmamışız
    her an düşüp düşüp
    kristal bir bardak gibi
    tuz parça kırılsak da
    hâlâ içimizde o yanardağ ağzı
    hâlâ kıpkızıl gülümseyen
    -sanki ateşten bir tebessüm-
    zehir zemberek aşkımız

    -Attilâ İlhan, Bir Avuç Kıvılcım, S. 64-69

    Mon, 04 Nov 2024 - 04min
Show More Episodes